Dünyanın en büyük 15 ekonomisi arasında yer alan Brezilya, Latin Amerika ve Karayipler bölgesindeki en büyük ve ürün çeşitliliği en fazla olan sanayi merkezidir. 2050 yılında Rusya, Hindistan ve Çin ile birlikte en büyük ekonomiler arasında yer alacağı tahmin edilmektedir.Brezilya, 1990’lı yıllardaki liberalizasyon çabalarının sonucunda özellikle otomotiv sanayi ve altyapı modernizasyonunda özelleştirme ve doğrudan yabancı yatırımlar sayesinde önemli gelişmeler sağlamıştır.

Esas olarak iki enerji kaynağından bahsedilebilir: Petrol ve hidroelektrik. Petrol, enerji tüketiminin %45’ini karşılamakta olup doğal gaz tüketimi giderek artmaktadır. Hidroelektrik, ülkede tüketilen toplam elektriğin %95’inden fazlasını karşılamaktadır. Petrol üretimi günde 1,6 milyon varil olup şeker kamışından elde edilen biodizel yakıt tüketimi toplam tüketimin %10’undan fazladır. Petrol rezervleri açısından Latin Amerika ülkeleri arasında, Venezüella ve Meksika’dan sonra 3. sırada yer alan ülkedir.

Sermaye malları, girdiler ve parçalar çok daha düşük maliyette ithal edilebildiği için, tüketici malları ticari serbestleşmeden faydalanmıştır. 1996’ da düşük gelir grupları lehine yapılan gelir bölüşümü ve kredilerin genişlemesi tüketici mallarına yönelik talebi tırmandırmıştır. Bununla beraber, o zamandan beri yüksek faiz oranları tüketimi frenlemektedir.

TÜSİAD International Raporunda ifade edildiği üzere, Brezilya’nın geçmiş yıllarda yaşadığı petrol sıkıntısından sonra geliştirdiği alkolden akaryakıt üretme ve benzinle birlikte alternatif yakıt yakabilen motor teknolojisi takdire şayan bir gelişme izleyerek bugün Brezilya’nın dışa bağımlılığını ortadan kaldırmıştır. Brezilya’da özellikle soya, pamuk, ayçiçeği, yer fıstığı ve kolza gibi bitkilerin yağından ethenol kullanılarak üretilen biodizelin yıllık tüketimi 2005 yılında 40 milyon tona çıkmıştır.

Büyük ve gelişmiş tarım, madencilik, üretim ve hizmetler sektörlerine sahip olan Brezilya ekonomisi, tüm diğer Güney Amerika ülkelerinden ileridedir ve varlığını dünya pazarlarına doğru genişletmektedir. Brezilya ekonomisi, gayri safi milli hasıla bakımından dünyanın dokuzuncu en büyük ekonomisidir. Nüfus açısından dünyanın beşinci en büyük ülkesi olan Brezilya, bugün Güney Amerika’nın önde gelen ekonomik gücüdür ve bölgede liderdir.

Ülke ekonomisi çok yönlü bir yapıya sahiptir. Büyük sanayiinin önemli kısmı güney ve güneydoğuda toplanmıştır. Kuzeydoğu, ülkenin en fakir kısmıdır ama yeni yatırımları cezp etmeye başlamaktadır.

Brezilya gayri safi milli hâsılasının %10’unu tarım ve hayvancılık, %38’ini sanayi ve %52’sini hizmetler sektörü oluşturmaktadır.

Brezilya, engin tarımsal kaynaklara sahiptir. Ülkenin iki tane önemli tarım bölgesi bulunmaktadır. Ülkenin güney kısmının yarısından oluşan ilk bölge, daha çok yağış almaktadır; yarı ılıman bir iklime, daha verimli topraklara, daha ileri teknoloji ve girdi kullanımına, yeterli altyapıya ve daha deneyimli çiftçilere sahiptir. Brezilya hububatının, yağlı tohumlarının ve ihraç ürünlerinin çoğu bu bölgede üretilmektedir.

İkinci tarım bölgesi ise, kurak kuzeydoğu bölgesinde ve Amazon havzasında yer almaktadır. Bu bölgede yağış dağılımı düzenli değildir; bölge verimli topraklara, yeterli altyapıya ve kalkınma sermayesine sahip değildir. Bu bölge, çoğunlukla kendine yetmek için üretim yapıyor olsa da, orman ürünleri, kakao ve tropikal meyve ihracatçıları için giderek önemli olmaya başlamaktadır. Zengin savana otlaklarına sahip olan orta batıda ise, sadece seyrek ağaçlar bulunmaktadır ve bu bölge, hızlı ve kapsamlı bir tarımsal genişleme yaşamaktadır.

Brezilya tarım sektörü çok yönlüdür ve ülke gıda konusunda büyük ölçüde kendi kendine yetebilmektedir. Brezilya dünyanın en büyük kahve, şekerpancarı, portakal suyu, tropikal meyveler, dondurulmuş nektar üreticisidir ve dünyanın en büyük sığır yatırımcılarındandır.

Brezilya’nın ürettiği ve ihraç ettiği başlıca ürünler, kakao, soya fasulyesi, tütün, ağaç ürünleri, kümes hayvanları, domuz eti, mısır ve pamuktur. Çiftlik hayvanları üretimi ülkenin pek çok kesiminde önemlidir. Kümes hayvanları, domuz eti ve süt endüstrisi hızla büyümekte ve tüketici tercihlerindeki değişimlere çabuk cevap vermektedir.